Steve Jobs Sözleri

Hiç Kimse Ölmek İstemez, Steve Jobs Bile

Bugün teknoloji ve internet dünyası üzücü bir haberle uyandı: Apple‘ın kurucusu Steve Jobs hayata veda etti. Eminim herkes haberin duyulduğu andan itibaren internet ortamında yağan yüzbinlerce yazıfotoğrafvideoinfografik ve tweet yağmurundan fazlasıyla nasibini almıştır. Bu yazı bunlardan biri değil.

Hayatı, yaşadıkları, teknoloji ve bilgi çağına kattıkları zaten hepinizin malumu veya yukarıdaki linklerde bulunabilir durumda. Ben bu bilindik klişeler  yerine hayatımı etkileyen her insanın vefatında olduğu gibi bu haberin bana hatırlattığı yegane şeyden bahsedeceğim: ölümden. Steve Jobs benim için bir teknoloji veya tasarım dehasından çok, hayata anlam katan tespitleri ve tecrübeleriyle 30 yaş takıntımdan tutun, başarı, azim ve mütevaziliğe dair edindiğim bir çok tecrübede ve uyguladığım bir çok prensipte pay sahibi biri.

Hepimiz gündelik hırslar, hesaplar, hedefler ve ilişkiler içerisinde savrulup giderken hiç ölmeyecekmiş gibi yaşıyoruz. Oysa Steve Jobs hayatın değişmeyen, mutlak ve en büyük gerçeğinin ölüm olduğunun farkına varmış ve bundan dersler çıkarmıştı. Ölüm önünde sonunda hepimizin karşılacağı bir son ama yaptıklarımız ve seçimlerimiz ile ölümsüzlüğü kazanma şansımız var.

Yarın hiçbir şey olmamış gibi hayatlarımıza kaldığımız yerden devam edecek ve en değerli varlığımızı: vaktimizi fütürsuzca tüketmeye yeniden başlayacağız. Bugünkü tüüm tartışmalar ve söylenenler yine unutulacak. Oysa ölüm sessizce hepimizi bir köşede beklemeye devam edecek. Hemen herkesin bugün tekrar hatırladığı o meşhur Standford konuşması‘nda özel yer ayırdığı bu konuya bir de onun kelimeleri ile bakın istiyorum:

Hiç kimse ölmek istemez. Cennete gitmek isteyenler bile, oraya gitmek uğruna ölümü göze almak istemezler. Oysa ölüm hepimizin ortak sonu.

Şimdiye dek hiç kimse ölümden kaçamamıştır. Bunun böyle de olması gerekir, çünkü ölüm hayatın en güzel icatlarından birisi. Hayat’ın değişim ajanı. Yenilere yer açmak için, eskilerden kurtulmanın tek çaresi.

Şu an için yeni sizsiniz, ama günün birinde, üstelik pek yakında siz de eskiyecek ve aradan çıkarılacaksınız. Bu kadar acımasız olduğum için üzgünüm, ama gerçek bu.

Zamanınız kısıtlı. Bu yüzden başkalarının hayatını yaşayarak onu harcamayın. Başkalarının düşüncelerinin sonuçlarıyla yaşama dogmasına takılıp kalmayın. Başka insanların fikirlerinin gürültüsünün, kendi kalbinizin sesini duymanızı engellemesine izin vermeyin.

Ve en önemlisi, kalbinizin ve sezgilerinizin yolundan gidecek cesarete sahip olun.

Kalbiniz ve sezgileriniz ne yapmak istediğinizi bilirler. Bunun dışındaki her şey ikinci planda.

Tüm sevenlerinin başı sağolsun.

Bir Cevap Yazın