İnternetin Olgun Yaşları

İnternet’in Olgun Yaşları ve Bedavacılığın Sonu

Bu yıl internet 22 yaşını dolduruyor. İlginç bir şekilde bu yıllar tıpkı biz insanlar gibi aklının başına geldiği, olgunlaştığı ve artık ebeveyn himayesindeki bedava hayatı bıraktığı dönemin başlangıcı olacak. Elektronik ticaret ekosistemini oluşturan birçok yeni şirket ve medya sitesi nihayet büyük paralar kazanmak için ciddi planlar yapıyor.

TiVo‘nun şahane bir fikri batırmasının ardından bu açığı iyi değerlendirip pazarı ele geçiren Hulu, halen ücretsiz bir site gibi görünüyor ama gerçek hizmeti için uzun zamandır para istiyor. Hulu’nun ortaklarından News Corporation‘ın üst düzey yöneticisi Chase Carey, 2009’da “Online yayın içeriğinden para almaya başlamanın zamanı ve Hulu’da buna dahil.” diye açıklama yapmıştı. Akabinde Hulu Plus‘ı devreye aldılar ve artık dizilerin sadece son 4-5 bölümünü üstelik de reklam aralarıyla izlemek istemiyorsanız ödeme yapmanız gerekiyor.

Müzik de aynı yönde ilerliyor. Cloud tabanlı online müzik, yavaş yavaş MP3’ün yerini alırken Spotify, Last.fm ve Pandora  gibi bu formatta egemen olan bazı büyük isimler ücretsiz hizmet sunuyor gibi dursa da yine tam ve nitelikli hizmet almanız için para ödemeniz gerek. Fakat markalaşmış isimler bu durumdan pek de memnun sayılmaz. Bir dönem Spotify’daki en popüler parçalardan biri Lady Gaga‘nın “Poker Face” şarkısıydı. Fakat, milyonlarca kişi onun şarkısını dinlemesine rağmen Gaga sadece 167 dolar kazandı. (Spotify bu rakama sonradan itiraz etti.) Doğal olarak, plak şirketleri de bu anlaşmaları iyileştirmek istiyor. Spotify ile görüşmelerinde ücretsiz versiyonunu tamamen kaldırarak, abone ücreti almasında ısrarcılar.

Bir de The Wall Street Journals ve The Times‘ında içinde bulunduğu geniş bir gazete-dergi koleksiyonu sahibi Murdoch‘ın, 2009’da “Reklam gelirine dayalı eski iş modeli öldü” açıklamasıyla fitilini ateşlediği reklam destekli haber sitelerinin ödeme modeline geçmesi eğilimi tabletlerin de yaygınlaşmasıyla hız kazandı. Bu hamle rakiplerinin de aynı hamleyi yapması için kapıyı araladı. Bundan cesaret alan diğer gazete ve dergiler kendi dijital duvarlarını yükseltmeye çoktan başladı bile. Bu başlarda birçok tüketici için korkutucu bir haber olmakla birlikte şu anda giderek büyüyen bir kesim dijital içeriğe ciddi paralar ödüyor.

Yeni medya‘nın halen gözde aktörleri olan bloglar bile ücretli exclusive içerikler sunuyorlar. Bir başka deyişle artık hiç kimse masum değil. Diğer yandan internetteki kitlenin çoğunluğu ücretsiz içeriğin neredeyse nefes almak kadar insan hakkı olduğunu düşünenlerden oluşuyor. Fakat internet, multimedya dünyamızın merkezine dönüştükçe, daha çok diziye, Lady Gaga şarkısına ve Wired makalesine ulaşmamızın tek yolu ödeme yapmaktan geçiyor.

Kısacası internet artık “baba parası” ile değil, kendi kazandığı para ile yoluna devam edecek olgunlaşan bir genç ve bu yolda giderek daha büyük adımlar atıyor.

2 Comments

  1. MehmetReply26 Ekim 2011 at 17:33 

    Çok farklı bir bakış açısıyla yorumlamışsınız, değişik bir gözlem. Ellerinize sağlık.

  2. Ali SancıReply19 Aralık 2011 at 17:33 

    Kesinlikle katılıyorum. Emek karşılıksız da olmamalı. Yoksa herkes tembelleşir.

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.