Büyük Umutlar

Büyük Umutlar

Size bu hikayeyi olduğu gibi değil, hatırladığım şekliyle anlatacağım.*

Dile kolay, neredeyse bir sene olmuş yazının o büyülüğü kucağına kendimi atmayalı.

Taslak kısmında yayınlanmamış ve yarım kalmış onlarca yazı gördüm. Tekrar bakma gereği bile duymadım. Zira yazdığım eski yazılara kendimi çok yabancı hissediyorum. Geçenlerde 18 yaş günlüğüme göz gezdirdiğimde de aynı duyguyu yaşamıştım. Sanki başka birinin yazılarını okuyor gibiydim. Ne çabuk değişiyor, kendimize nasıl da hızla yabancı oluyoruz?

30 yaş miladını aşıp ilk gençliğimde hayata dair hedeflediğim ne varsa kavuştuktan sonra içimde oluşan ve gittikçe derinleşen boşluk duygusu, herkes gibi beni de günlük hayatın koşuşturmacaları arasında hislerden yoksun ve sadece önünde listelenen görevleri mütemadiyen bitiren bir robota dönüştürdü. Belki de bu yüzden son 1 senedir mutluluk kavramı üzerine bolca kafa yoruyorum.

İçinde yaşadığımız döngünün dışı çoğu zaman bizim için korku veya hayranlıkla izlediğimiz engin bir derya gibidir. Yaşadığımız hayatı da genellikle bu dürtülerimiz belirliyor. Ben daima bu döngünün dışına çıkanlara hayranlık duymuşumdur. Çoğunlukta olanlara göre ya deli ya da kaybedenler olarak tanımlansalar da bence kendini tekrarlayan normallerden farklı oldukları için büyük bir alkışı hak ediyorlar.

Hislerimin, görüşlerimin ve benliğimin sabit kalıp; donuk, stabil ve aynı noktada dönüp duruyor olması bana göre daha korkutucu. Kendimle belirli dönemeçlerde sürekli yeniden tanışıyorum ve işte bu yüzden geçmişim bana çoğu zaman yabancı geliyor. Şimdilerde odağında yegane yaşam kaynağım olan yazının bulunduğu ikinci hayatın heyecanı var içimde ve bunun için büyük umutlarla ilk adımları atmaya başlıyorum. İlerleyen günlerde sürekli yeni adımların geleceğini ümit ediyorum.

Yeni insanlara, yeni yerlere, yeni işlere, yeni kitaplara, yeni müziklere, yeni zevklere, yeni acılara ve  yeni duygu dalgalanmalarına doğru hızla yol almak lazım. Sabit kalmak bir garanti hissi veriyor farkındayım ama ölmeden önce içimizde hala yaşamak isteyen sese bir şans vermelisiniz. Bunun için emin olun geç kalmak istemezsiniz.

Yazdığım yeni yazılar, yaptığım yeni keşifler, uyandığım yeni yataklar, dokunduğum yeni insanlar için Mevlana yine söylesin o zaman:

Her gün bir yerden göçmek ne iyi,

Her gün bir yere konmak ne güzel.

Bulanmadan, donmadan akmak ne hoş,

Dünle beraber gitti cancağızım;

Ne kadar söz varsa düne ait,

Şimdi yeni şeyler söylemek lazım.

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.