
Hatırlarsanız birkaç ay önce deneysel bir öykü çalışmasına başlamıştım. 2011′in son günlerinde bu çalışmayı beşinci ve son bölümüyle bitireyim istedim. Benim için kitap konusunda güzel bir ön deneyim oldu. Umarım beğenmişsinizdir. Öyküye dair fikri olmayanlar ilk bölüme gidip, adım adım ilerleyebilir. 2012′de görüşmek üzere. Devamı »

Geçtiğimiz haftalarda başladığımız deneysel öykü çalışmasının dördüncü bölümüne geldik. Önceki bölümlerden (1. Bölüm, 2. Bölüm, 3. Bölüm) haberdar değilseniz bu bölümden pek bir şey anlamayabilirsiniz. Zaten okuduysanız ve konseptten haberdarsanız aşağıda kaldığınız yerden devam edebilirisiniz: Devamı »

Geçen hafta yayınlamaya başladığım deneysel öykü çalışmasının üçüncü bölümündeyiz. Önceki bölümleri okumadıysanız konsept yabancı gelebilir. Birinci bölümü okumak için buraya, ikinci bölümü okumak için ise buraya bakabilirsiniz. Okuduysanız, öyküye aşağıda kaldığınız yerden devam edebilirsiniz. Devamı »

Dün bir çılgınlık yapıp uzun zamandır defterlerde gömülü olan bir öykü denememin ilk bölümünü paylaşmıştım. Tatil günlerinde bölümleri yayınlamaya devam edeceğim. İkinci bölümü: “Geçti Sevdalarla Ömrüm” aşağıda. Öykü hakkındaki görüşlerinizi merakla bekliyorum. Devamı »

Üzerimde kolları sıkıca bağlanmış gömlekle hastaneye götürülürken düştü bu şarkı aklıma. Arabada mırıldanırken görevlilerin sakin halleri oldukça şaşırttı beni. Sonra hak verdim onlara. Zira karşılaştıkları ilk deli ben değildim. Benim gibileri ile beraber yaşıyorlardı her gün. Ben ise ilk defa bir deli ile beraberdim: kendimle… Devamı »

Zamanında hayatımın adamlarından biri ilginç bir hikaye anlatmıştı. Sonuna dek ilgiyle dinlemiş ve sonunda irkilmiştim. O zamanlarda temeli atılan bu uyanışın sonradan adımlara dönüşmesiyle çıktığım yolda yeni bir dönüm noktasındayım ve ister istemez tekrar o hikayeyi hatırladım. Devamı »

Türkücülükten sinemacılığa transfer olduğundan beri herkesin filmleri ile ilgili bir şey söylediği Mahsun Kırmızıgül, yine çok konuşulan bir film ile karşımızda. Önyargılarım nedeniyle uzun zaman dirensem de iki ay kadar önce merakıma yenilerek ilk iki filmini izlemiş, çevremdekilerle de görüşlerimi paylaşmıştım. Yeni filmi ise fragmanı ile o kadar ilgimi çekti ki uzun zaman aradan sonra sinemada bir türk filmi izlemeye ikna etti beni. Devamı »

İkili ilişkilere dair o kadar çok parametre vardır ki bilinmesi gereken; bazen bu tecrübeleri edinmek bütün hayatınıza yayılacak kadar fazla zamanınızı alabilir. Benim edindiğim en büyük tecrübelerden biri ise karşılıklı yapılan iyilik ve fedakarlıklardan ziyade, yanlışların sonuçlarının ezici üstünlüğü üzerine. Bu nedenledir ki karşımdakinden ne kötülük görürsem göreyim “intikam” duygusundan özellikle kaçınırım. Devamı »

The Social Network filmi çıkışında birçok yeni nesil girişimcinin(!) ve aklıevvel meslektaşımın fena halde gaza geleceğini düşünüyordum. Nitekim öyle de oldu. Filmi izleyenlerin önemli çoğunluğu, hemen yeni klon projeler veya varolan girişimleri konusunda hayaller kurmaya ve konuşmaya başlamışlardı bile. Konumuz tabii ki film değil. Ben size bu magazinsel öykülerin aksine biraz gerçeklerden bahsetmek istiyorum. Devamı »

Hayatımın en önemli yazlarlarından Balzac‘ın kitaplığımda önemli bir yere sahip olan müthiş bir romanı vardır: Vadideki Zambak. Kitap, aristokrat bir aileden gelen genç bir adam olan Felix’in bir partide karşılaştığı, kendinden yaşça büyük ve evli bir kadın olan Henriette’e gördüğü andan itibaren aşık olmasını anlatır. Onu gördüğü ilk anı bir türlü unutamayan Felix ile Henriette,sonraları tekrar karşılaştığında koyu bir sohbete başlarlar. Asık suratlı, soğuk bir adamla mutsuz bir evliliği olan Henriette, kendisini birdenbire ona ailesindeki durumları ve kederli çocukluğunu anlatan bu adamla dertleşirken bulur. Zamanla aralarında temiz ve gizli bir aşk başlar. Fakat aşklarının imkansızlığı, aralarına giren uzak mesafeler ve zamanların etkisi, üzerlerinde yaratılan toplumsal baskılar gibi nedenlerle bu ikilinin acı dolu hikayesi giderek bir trajediye dönüşür. Öyle ki kitabı okurken, özellikle ikilinin mektuplaşmalarında gözyaşlarınıza hakim olamayabilirsiniz.
Bu aşk, diğer roman ve hikayelerdekilerin aksine yaşamsal her türlü zevk, olgu, durum ve menfaatlerden uzak, tamamen ruhsal bir duygu sağanağıdır. Nedensiz ve zamansız olması ile de okuyucuyu derinden etkiler. Bütün bunları size anlattım; çünkü birazdan size anlatacağım kadın, yani “Beyaz Zambak” ile olan hikayem de bu öyküye çok benzer.