
Devletin sansür alışkanlığı Internet’e sıçrayalı bu ülkede o kadar trajikomik vakalar yaşandı ki; artık hiçbir şey bizi şaşırtamaz oldu. Ama sanırım giderek kendimizi aşıyor olmaıyız: çünkü olaya yeni bir boyut getirdik. Bu defa komedinin, öncekilerin boyutunu fersah fersah geçmesinin aktörleri ise mağdur olan kesim. Yani blogger ve web camiası. Bilmeyenler için olayın seyrini kısaca özetlersek:
6 ay’ı aşkın zaman olmuş buralara uğramayalı. Bu verdiğim en uzun ara… 70′i aşkın yorum birikmiş. Buna rağmen ümidi kesmeyen takipçiler e-posta kutusunu da doldurmuşlar. Yazma açlığımı bunca zamandır sadece günlükler ve çeşitli başka defterle doyuruyorum. Ama sanırım dayanamayacağım. Tekrar başlıyoruz, yola koyuluyoruz hep beraber.
Bu defa şirket/ürün meselelerine alabildiğince az değineceğim. Daha çok halihazırda web dünyasında dönen gelişmeler ve mesleki durumlara/sanal hayatlara derinlemesine bakacağız gibime geliyor. Yine de belli olmaz. Herşeyi yapabilirim! Bütün bunları yaparken, her zaman olduğu gibi hayatı da ıskalamayacağız tabi ki.
Sözün özü: “Bir gece ansızın gelebilirim” :)